Ayy Ayşee baksana ne kadar güzel... evet yolda belde dağda taşta nerede görürseniz görün, 7 den 70 e herkesin bu tepkiyi verdiği en güzel fotoğraflara malzeme olan görünce istemsizce tebessüm ettiğiniz bir konuyla karşınızdayım. Bugün modaya sallayacak birşey bulamadım günlük hayatımdan bir kesit yazayım dedim. Neden mi günlük dedim? Okumaya devam edin anlayacaksınız..
Evet sayesinde bir oto tamircisi açacak kadar tamam tamam o kadar olmasada sanayinin içinde ki tostçudan tanışıklıktan ötürü bedava tost yiyecek kadar motor bilgisine sahip olacağınız bir arabadan bahsedeceğim şimdi size. Bak araba dedim alındı yine sellektör yapıyor kerata..
Hemen her 10 kişiden 9unun hayali olan vosvoslar benimde hep hayalimdi tabii ki. Zaten tarzımdan ötürü hiç spor arabalara efendime söyleyeyim uzay mekiğine benzeyen diğerlerine ilgim olmadı. Şimdi say deseniz beşten fazla marka model de sayamam zaten.. Daha mütevazi seviyorum sanırım ben. Velhasıl kelam sanırım biraz şanslıydım ki çevremdeki arkadaşlarımın şirin mi şirin vosvosları vardı ve ben diğer o 10 kişiye kıyasla hayallerime biraz daha yakındım ki onları yakından tanıma şansına müdahil oldum. Daha sonralarında hayatta ki şansımın dibini ekmekle sıyırmış olacağım ki hayalleri hayallerimde kesişen ruh öküzümü buldum ve bir elin nesi var iki elimizde bando takımı kurarız biz diyerekten düştük yollara..
Zaten hiç araba almak gibi bir bir isteğimiz olmadı bizim hayalimiz vosvosumuzun olmasıydı.. Çünkü bilen bilir onlar sadece dört tekerleği olan sizin ulaşımınızı sağlayan metal yığınları değildir. Bir vosvos sahibi olmak evlat edinmekle eş değerdir. Sonra ne mi oldu? O günlerde Merkür gezegenimizin önünden geçmese bile şans melekleri yanımızdaydı ki görüp aşık olduğumuz ilk vosvos bizim oldu...
Arabaların isimleri olmaz markaları modelleri olur. Ama eğer bir vosvosunuz varsa onun bir ruhu olduğunu ve bir ismi olduğunu bilmeli ve ona bir isim bulmalısınız.Uzun bir beyin fırtınasından sonra da 3 kere aynasına ismini fısıldadık. Adını Buffy koyduk. Neden böyle koyduk orası da bize kalsın :)
Peki nasıl mı bir vovosla yaşamak?
Bi kere istemeden insanların yüzünü güldürüyorsunuz. Yolda giderken sizi gören herkes tebessüm edip tanıyıp tanımasa da selam veriyor. (Kim bilir belki de büyüğe saygıdan;)) Çünkü düşünün ki canlı bir tarihe tanıklık ediyorsunuz onunla. Siz çok katlı dev binaların önünden geçerken insanlar adeta bir seksenler havası yaşıyor. Tanıyıp tanımadan demişken kırmızı ışıkta bir başka vosdostla denk gelip 90 saniye de sanki dün birlikteymiş gibi abi varmı bi sıkıntı? gibisinden muhabbet edebiliyorsunuz. Evet abi var bir sıkıntı, az önce kadın halimle bu arabayı ittirtim :)
Bizim milletimiz meraklıdır e birazda fesatçıl. Durum böyle olunca her gördüğü yerde basıyor bombardımanı;
Yolda kaldınız mı? (Hayır arkadaşım ona iyi davranırsan yolda bırakmaz seni)
Çok yakmıyor mu ya? (Ne sen sor, ne ben söyleyeyim)
Masraf çıkarmıyor mu? (E abicim bunların hepsi insan eliyle yapılmadı mı hepsi bozulacak sadece bizimki fazla nazlı..) bla bla bla
Bir diğer güzel yanı da aynı hayalde toplanmış dünya tatlısı insanlarla kocaman bir aile oluveriyorsunuz birden. Her özel ve önemli güne birlikte imza atıyorsunuz.
Arka arkaya dizilmiş ana caddeyi adeta bir oyuncak müzesine çeviren rengarenk vosvoslar düşünün ve içinde sizin olduğunuzu. Gülümseyerek insanların alkışlayıp el salladığını, sizin bile görmediğiniz galerilerde fotoğraflarınız olduğunu.. işte o an bütün bu zorluklara değiyor. Özel günler demişken her türlü yardım projesinin altına çekinmeden elini koyan sırf insanların yüzü bir miktar gülsün diye yılmadan çalışan cömert bir aileden bahsediyorum...
Şimdi siz bu yazıyı okurken biz yemyeşil ağaçlarla çevrili bir yoldan ağır ağır bir hayalimizi daha gerçekleştiriyor olacağız radyoda eski bir şarkı...
https://www.youtube.com/watch?v=5NTqZ347TKY
İmkansız diye bir şey yoktur. Sadece hayal etmek ve gerekeni yapmak vardır. Hayallerinizin ipini elinizden hiç kaçırmamanız dileklerimle...
Öpüyorum sevgili dostlar.




Yorumlar
Yorum Gönder